+ Konuyu Cevapla
Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Osmanlı döneminde Ortaöğretimde Coğrafya Eğitimi ve Öğretimi

  1. #1
    Administrator exodos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    528

    Standart Osmanlı döneminde Ortaöğretimde Coğrafya Eğitimi ve Öğretimi

    Osmanlı döneminde Ortaöğretimde Coğrafya Eğitimi ve Öğretimi

    Anadolu Selçuklu Devleti’nin zayıflamasıyla birlikte, Anadolu coğrafyasında, Beylikler Dönemi başlar. Anadolu uç beylerinden olan Osmanlı Beyliği 1299 yılında kurulduktan sonra, kısa sürede topraklarını genişletmiş ve beylikten imparotorluğa yükselmiştir. Osmanlılar, yıkılış tarihi olarak kabul edilen 1922 yılına kadar, üç kıtada çok geniş topraklar üzerinde, tarihte ömrü en uzun olarak kabul edilen (623 yıl) imparatorluklardan biri olan Osmanlı İmparatorluğu’nu kurmuşlardır.
    Osmanlı devletinin kuruluşundan itibaren devlet sınırları içinde çok kuvvetli ve yaygın biçimde medrese sistemi kurulmuştur. Medreseler, devletin sonuna ve 1924’de kapatılmalarına kadar işlevlerini yürütmüşlerdir. Devletin üst düzeyde yöneticileri Enderun adı verilen eğitim kurumlarında yetişmişlerdir. Ayrıca tüm Osmanlı şehzadeleri, saraylarda özel eğitim ve öğretime tabi tutulmuşlardır.
    Osmanlı medreselerinde, dini ilimlerin ağırlıkta olmasına rağmen, ders adının ve ders saatlerinin değişikliğe uğramasıyla birlikte, müsbet bilimler (Ulum-i Akliye) içinde coğrafya ilmi okutulmuştur.
    Osmanlı döneminde, ilköğretimi oluşturan ve halk arasında Sıbyan mektebi veya Mahalle Mektebi adı verilen Darüttalim, Mektep, Mektephane, Darülilim, Muallimhane gibi adlarla anılan eğitim kurumlarını, devlet adamları yada zengin kişiler, çeşitli vakıflar kanalıyla kurarlardı. Bu okullarda öğretmen olabilmek için, sıbyan mektebi mezunları, ilköğretimin üzerinde Ortaöğretim adı verebileceğimiz bir eğitim ve öğretim programına dahil olurlardı. Muallim olabilmek için devam edilen Muallim mekteblerinde okutulan derslerden biri de, Heyet (Sema ve Arz) içinde Coğrafya dersidir.
    Osmanlı saraylarında yürütülen eğitim ve öğretim sistemi ise, Şehzadegâh, Meşkhane ve Enderun mektebleridir. Bu eğitim kurumlarında da, Osmanlı Ülkeleri ve dünya hakkında coğrafya bilgilerinin okutulduğu bilinmektedir.
    Osmanlı döneminde coğrafya ilmi ve bunun eğitim ve öğretimi ile ilgili gelişmeler, esas itibariyle, 17.yüzyıl başlarından itibaren başlamıştır. Özellikle bu gelişmelerin baş mimarı, Kâtip Çelebi’dir. 1608-1658 yılları arasında yaşamış olan çağını aşan ilim adamlarımızdan Kâtip Çelebi, devrinin en büyük coğrafyacılarından biridir. Coğrafyanın dışında felsefi konularda da eserler veren Kâtip Çelebi, yaşamış olduğu yıllardaki ilim düşmanlığına ve cehalete karşı büyük bir mücadeleye girişmiştir. “Talebeliğin hakirliğine bir saat katlanamayan bir kimse, cehaletin zilletinde ebediyyen kalmaya mahkum olmuş demektir.”diyen Kâtip Çelebi, çağına göre mükemmel ve modern bir eğitim ve öğretim anlayışına sahip bir ilim adamıdır. Kâtip Çelebi’nin eserleri incelendiğinde görülür ki, sadece coğrafya ilmi değil, köklü bir eğitim ve öğretim sistemi üzerinde durduğu anlaşılmaktadır.
    Coğrafya Eğitimi ve Öğretimi’nin esas amacını, insanların yaşadıkları çevre ile olan ilişkilerini inceleyerek, toplumun kalkınmasını ve ilerlemesini sağlaması teşkil eder. Kâtip Çelebi “Cihannüma” adlı eserinde coğrafya ilmi hakkında şu bilgileri verir; “Coğrafya fenninde yalnız ülkelerin ahvali yazılmayıp belki oralarda oturanların usul ve adetleri, devlet işlerinin nasıl yürütüldüğü ve divan ahvali birlikte beyan olunmak, bu fennin vazifesi olduğu cihetinden, tarihe üstünlüğü vardır ve tercih olunur.” Yine Kâtip Çelebi, “Tuhfetü’l-Kibâr fi esfaril Bihar”adlı eserinde de coğrafya ilminin önemini ve gereğini şu şekilde vurgular; “Hafi olmaya ki, devlet işlerini üzerlerine almış olanlara bilinmesi lazım olan işlerden biri coğrafya fennidir. Bütün yeryüzü ahvalini bilmek kolay olmazsa, bari Osmanlı ülkesinin şekli ve etrafta sınırdaş olan memleketlerin tasviri bilinmek gerektir ki, bir yere sefer etmek ve asker göndermek lazım geldikte, ona göre tedarik oluna. Düşman vilayetine girmek ve sınır boylarını korumak tedbirlerini almak anında kolay olur. Bu babta fenden habersiz kimseler ile meşveret yetmez, yerli dahi olursa. Zira çok yerli vardır ki, kendi diyarını iyice bilip anlatmaktan acizdir. Ve bu ilmin lüzumuna şu delil yeter: Yerebatası küffar, ol ilimlere ehemmiyet ve değer vererek, Yeni Dünya’yı bulup Sind ve Hind limanlarına yayıldı. Venedik taifesi gibi bir hor hakir kavim ki, küffar hükümdarları arasında rütbesi duka payesinden ibarettir ve aralarında balıkçı unvanı ile meşhurdur, Osmanlı İmparatorluğu’nun boğazına gelip ve garba hükmeyleyen şanlı devlete karşı kodu...”
    Osmanlı Devleti’nde eğitim ve öğretim faaliyetlerinde, ilk yenileşme hareketleri 1773 tarihinde, askeri okullarda başlamıştır. III. Mustafa döneminde, 1773’te, askeri deniz okulu olan Mühendishane-i Bahri-i Hümâyûn açılmıştır. İlk ve orta dereceli bir okula tekabül eden bu askeri deniz okulunda, denizcilik bilgileri, harita bilgisi ve coğrafya dersleri okutulduğu bilinmektedir. 1793 tarihinde, III. Selim döneminde açılan Mühendishane-i Berri-i Hümâyûn yani Askeri Kara Okulu’nda topçuluk, istihkam ve haritacılık öğretimi yapılmıştır. Öğretim süresi 4 yıl olan bu okulun 2.ve 3. Sınıflarında okutulan 5 adet dersten biri coğrafya’dır.
    Sultan II.Mahmut (1808-1839) döneminde, 1824 tarihinde bir fermanla, ilköğrenim zorunlu hale getirilmiş ve çeşitli okullar açılmıştır. Bu okullardan birini teşkil eden ve 1834 tarihinde açılan Mektebi-i Fünun-u Harbiye, iki kısımdan oluşmuştu. 8 yıl süren I. Kısım öğrencilerinden başarılı olanlar, II. Kısıma alınmıştır. Bu okulun ikinci kısmında, zamanın şartlarına göre ileri derecede haritacılık, topoğrafya ve coğrafya alanında dersler okutulmuştur.
    II. Mahmut’un mahlası olan Adlî’ye atfen, Şubat 1939’da açılan, özellikle sivil memur yetiştirmeyi amaçlayan Rüşdiye düzeyindeki Mekteb-i Maarif-i Adliye okulunun ders programında coğrafya dersi de yeralmıştır.
    II. Mahmut döneminde diğer bilim dallarında olduğu gibi Coğrafya alanında da, ders kitaplarına büyük ağırlık verilmiştir. Ders kitapları hazırlanırken önemli ölçüde kısaltmalara gidilmiş, bunun sonucunda coğrafya alanında araştırma ve yorumlara dayanan bilgilerden uzak kalınmış ve sonuçta coğrafya isim ezberlenen bir ders olarak görülmeye başlanmıştır. Ancak bu kısaltmalar ve ezbercilik, coğrafya ilmindeki gelişmeleri uzun yıllar geciktirmiştir.
    Sultan Abdülmecit (1839-1861), 1839’da tahta çıkınca, Reşit Paşa’nın etkisiyle, Tanzimat Fermanı (ya da Gülhane Hatt-ı Hümayûnu) denen bir ferman yayınlamış ve 1876 yılına kadar devam eden Tanzimat Devri’ni başlatmıştır. Sultan Abdülmecit (1839-1861) ile Sultan Abdülaziz (1861-1876)’in padişahlık dönemlerini içeren Tanzimat döneminde, siyasal ve sosyal bazı düzenlemeler yapılmıştır. Bu arada, eğitim ve öğretim konusunda da bazı düzenlemelere gidildiği görülmektedir. Bunların başında ortaöğretimde atılan yenilik ve gelişmeler gelir. Bu dönemde, orta öğretimi temsil eden Rüşdiyeler, İdadiyeler ve Sultaniyelerin sayısı hızla artırılmıştır. 1852 yılında İstanbul’da 12 Rüşdiye bulunmaktayken, 1874’de bu sayı 18’e yükselmiştir. 1853’de taşrada büyükçe şehir merkezlerinde 25 Rüşdiye açılmıştır. 1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi gereğince, Osmanlı ülkelerinde hane sayısı 500’ü geçen şehir ve kasabaların tümünde Rüşdiye açılması zorunlu kılınmıştır. Öğretim süresi 4 yıl olan bu okulların yapımı ve her türlü ihtiyaçları Maarif İdaresi sandığından karşılanmıştır. Sözkonusu nizamnameye göre; erkek ve kız rüşdiyeleri ile idadiyelerin ders programlarında coğrafya dersi mecburi ders olarak konmuştur.
    İptidai mektep denen ilkokullara öğretmen yetiştirmek amacıyla, 1868’de İstanbul’da Darulmuallimin-i Sıbyan mektebi açılmıştır. Öğretim süresi 1 yıl olarak düşünülen bu okulda, coğrafya dersi ders programına konmuştur. Bu tür okullar taşrada 1875’den itibaren açılmaya başlanmıştır. 1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’ne göre, Rüşdiye, İdadiye ve Sultaniye şubelerinden oluşan bir büyük Darulmuallimin kurulması öngörülmüş ve bu okulların ders programları ayrı ayrı düzenlenmiştir. Okulun açılması ancak 1874’de Sıbyan, Rüşdiye ve İdadiye şubelerini kapsayacak şekilde mümkün olmuştur. Öğrenim süresi 2 yıl olan Darulmuallimin-i Sıbyan mektebinde, okutulan derslerden biri de Muhtasar Coğrafya’dır. Öğrenim süresi 3 yıl olan Darülmuallimin-i Rüşdiye’de Coğrafya, yine öğretim süresi 3 yıl süren Darulmuallimin-i İdadiye’de Kozmoğrafya ve Mebadi-i Ulum-i Tabiiye dersleri diğer derslerle birlikte zorunlu olarak okutulmuştur. 1877’de Darülmuallimin- Rüşdi ve Mülkiye Mekteblerinin ders programlarında her üç yıl için ayrı ayrı coğrafya dersi okutulduğu belirlenmiştir.
    Tanzimat döneminde de, coğrafya ders kitapları hazırlanmasına devam edilmiştir. 1871 yılında, Abdurrahman Paşazade Abdulhalim tarafından Coğrafya-i Kebir, 1875 yılında Şirvanlı Ahmet Hamdi tarafından Usul-i Coğrafya-i Kebir adlı eserler yayınlanmıştır. Sultan Abdülhamid döneminde de (1876-1909) coğrafya alanında gerek ders kitapları ve gerekse ilmi manada eserlerin yayınlanmasına devam edilmiştir. Osmanlı döneminin çeşitli eğitim kademelerinde görev yapan Selim Sabit Efendi (1829-1910), 1874 tarihinde yayınlanan Rehnümâ-yı Muallimîn (Öğretmenlere Rehber) adlı kitabında şunları kaydeder; “ Coğrafyada öğrencilere harita ve yer küresi üzerinde beş kıta tanıtılacak, harita çizilmesi öğretilecektir.”
    10 Mayıs 1876’da, İstanbul’da öğrenciler, iç ve dış siyasi alandaki olumsuz gelişmeleri protesto etmek için dersleri bıraktılar. 30 Mayıs 1876’da, V.Murat tahta çıkarıldı. Çok geçmeden 31 Ağustos 1876’da Sultan II. Abdulhamid tahta çıktı. 23 Aralık 1876’da, Padişah; Kanun-ı Esasi’yi kabul ve ilan etti. Böylece I.Meşrutiyet Devri başlamış oldu. Kanun-i Esasi’ye eğitim ile ilgili önemli maddeler girmiş olmasına rağmen, savaşlar nedeniyle hiçbir çalışma yapılamamıştır. Ruslar’ın İstanbul önlerine kadar gelmeleri, Kars, Ardahan ve Batum’u almaları, Osmanlı Devlet yetkililerini zor durumda bırakmıştır. Sultan II. Abdülhamid, 13 Şubat 1878’de parlemantoyu süresiz kaparak I. Meşrutiyet dönemini son vermiştir. 1878’den 1908 yılına kadar devam eden 20 yıllık Mutlakiyet döneminde, eğitim ve öğretim alanında önemli atılımlar yapılmıştır.
    1882-1890 yılları arasında Rüşdiye’yi de içine alan İdadilerin Osmanlı ülkelerinde geniş ölçüde yayıldığı görülür.Bunlar, il merkezlerinde Rüşdiye ile birlikte 7 yıl, sancak merkezlerinde Rüşdiye ile birlikte 5 yıl eğitim ve öğretim veren idadilerdir. Abdülhamit dönemi sonlarında Osmanlı Ülkelerinde, 619 Rüşdiye (74’ü kız), 109 İdadiye mektebi bulunmaktaydı. Rüşdiyelerde 40 bin, İdadilerde 20 bin olmak üzere toplam 60 bin öğrenci eğitim ve öğretim görmekteydi. Maarif Salnamesi’nde,1898-1899 Eğitim ve Öğretim yılındaki İdadi ve Rüşdiyelerin ders programları incelendiğinde, coğrafya ders sayıları ve saatlerinin artmış olduğu görülür. Buna göre, İdadi ve Rüşdiyelerin 7.yılında 1 saat, diğer ilk 6 yılında her yıl haftada 2’şer saat coğrafya dersi ders programlarında yeralmıştır.
    1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’nin Darulmuallimin ile ilgili bazı hükümler, 1891 yılında değiştirilmiştir. Bu değişikliğe göre, Darulmuallimin’in İdadi şubeleri kapatılarak, her şubesi 2’şer yıl olmak üzere İptidaiye, Rüşdiye ve Âliye şubelerinden oluşmuştu. 1900 tarihinde darülmualliminlerin sayısı taşrada 15’i bulmuştu. 1898 tarihli Darulmuallimin ders programında, İptidaiye şubesinin 1.sınıfında Mebadisi ve Osmanlı Coğrafyası 2 saat, 2.sınıfında Umumi ve Osmanlı Coğrafyası 3 saa okutulmuştur. Kadın öğretmen yetiştiren 3 yıllık Darülmuallimat’ın (1898); 1.sınıfında 2, 2.ve 3.sınıflarında 1’er saat olmak üzere coğrafya dersi zorunlu dersler arasında yerini almıştır.
    Mutlakiyet döneminde, ilk, orta ve yüksek öğretime yönelik olmak üzere çeşitli coğrafya kitabları, coğrafya sözlükleri ile askeri haritalar hazırlanmıştır. Yağlıkçızade Ahmed Rıfat Efendi’nin 1883 tarihinde hazırladığı Lügat-ı Tarihiyye ve Coğrafiye (7 cilt), Şemseddin Sami’nin 1889-1899 tarihleri arasında hazırladığı Kamusü’l-â’lâm (6 cild), Kolağası Ali cevad’ın 1897- 1900 yılında hazırladığı Memalik-i Osmaniyye’nin Tarih ve Coğrafya Lügatı (4 cilt) dönemin coğrafya ile ilgili çok sayıda maddeyi içeren önemli sözlüklerdir.
    23 Temmuz 1908’de yeniden parlemanto açılıp II. Meşrutiyet dönemine geçildi. 1918 yılına kadar devam eden II. Meşrutiyet dönemi, siyasi ve askeri çalkantılarla geçmiştir. Trablusgarp Savaşı (1911), Balkan Savaşı (1912-1913) ve Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) bu dönemin önemli olaylarıdır. Özellikle Balkan Savaşları’nın ardından yaşanan büyük felaketlerden sonra, Osmanlı toplumunda, “Çökmekte olan Osmanlı Devleti’ni ancak eğitim ve öğretmenler kurtaracaktır. ”görüşü yaygınlaşmış ve bu görüş, toplumun eğitim ve öğretime eğilmesine yol açmıştır. Ancak ardı arkası kesilmeyen savaşlar, zaman zaman eğitim ve öğretimi sekteye uğratmıştır.
    1908 tarihinde, 12 vilayet merkezindeki İdadilerin adı Sultaniye olarak değiştirildi. Sultanilerin sayısı Birinci Dünya Savaşı sıralarında 50’yi bulmuştu. Sultanilerin adına, 1911 yılında Lise denilmesi düşünülmüşse de, bu değişiklik ancak 1922 yılı sonunda gerçekleşmiştir. Öğrenim süresi 3 yıl olarak kabul edilen Sultanilerin, 1915 yılı ders programlarında, coğrafya derslerinin mecburi ders olarak yerini aldığı görülmektedir. Yine aynı yıl Darülmuallimin-i İptidai’nin ders programlarında, coğrafya dersleri, ilk üç yıl 2’şer saat, 4.sınıfta 1 saat olarak planlanmıştır.
    Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine gelindiğinde, devletin savaşlarda sürekli yenilgi alması ve zayıflamasına rağmen, bilimsel yönden önemli bir gerileme olmadığı dikkati çeker. Koca imparatorluk, sanki yeniden kurulacakmış gibi coğrafi alanda da çalışmalar devam eder. Özellikle 1913’lü yıllarda gerek Tefeyyüz ve gerekse Kanaat kitabevleri tarafından çok sayıda coğrafi eser yayınlanır. Bunlardan Tefeyyüz Kitabevi tarafından yayınlananların sayısı 30’u bulur. Bunlardan 6’sını çeşitli boyutlarda atlaslar teşkil eder. Bunlar arasında şu kitablar dikkat çekicidir; İbn Nüzhet Cevat bey tarafından yazılan, “Haritalı Musavver Coğrafya-i Umumi (1.ve 2.sene)”, “Haritalı Musavver Memalik-i Osmaniye Coğrafyası (1.ve 2.sene)”, Behram Münir bey tarafından yazılan “Vatan-ı Mukaddes Yahud Memalik-i Osmaniye Coğrafyası”, “Nevasül Resimli ve Haritalı Rehnümay-ı Coğrafya (1.ve 2.sene), “Yeni Tarzda Coğrafya”, Ali Tevfik bey tarafından kaleme alınan “Nevasül Coğrafya-i Umumi”, “Memalik-i Mahrusa Coğrafyası”, “Mufassal Memalik-i Osmaniye Coğrafyası”, Hüseyin Hıfzı bey tarafından hazırlanan “ “Mebde-i Coğrafya”, “Sualli ve Cevablı Musavver Coğrafya-i Osmani”, “Sualli ve Cevablı Rehnümay-ı Coğrafya-i Umumi”, “Sualli ve Cevablı Talim-i Coğrafya”, Ali Nazım beyin “Yeni Tertip Coğrafya Beş Kıta”, “Küçük Coğrafya”, “Haritalı Küçük Coğrafya” dır. Ayrıca atlaslar arasında, Muhammed Eşref bey tarafından hazırlanan “ Rüşdiye Mektebleri Atlası”, “İbtidaiye Mekteb-i Atlası”, “Umumi Mekteblere Mahsus Atlas”, “Mükemmel ve Mufassal Coğrafya-i Umumi Atlası” ile Nasrullah ve Rüşdü beyler tarafından hazırlanan “Mükemmel ve Mufassal Memalik-i Osmaniye Atlası” gibi eserler sayılabilir.
    Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, özellikle Sorbon Üniversitesi Mezunu, Darü’l-Fünun, Mülkiye Mektebi, Yüksek Muallim ve Maliye Mekteblerinde coğrafya öğretmenliği yapmış olan Faik Sabri (DURAN)’nin Kanaat Kitabevi tarafından yayınlanan kıtalar ve Osmanlı Coğrafyasına ait eserleri önemlidir. Bunlardan “Avrupa” adlı eserinin önsöz kısmında, Faik Sabri’nin ilk cümleleleri şunlardır; “ Coğrafya bu son senelerde mühim bir değişime uğradı. Bundan otuz sene evvelki şeklinden artık çıktı ve son tereddütlerini atarak asıl maksad ve gayesine kavuştu. Mevcut ilimler arasında kendini mühim bir yer hazırladı. Bilinmeyen esaslara dayanan eski coğrafyanın karışık ve faydasız tekerlemeleri ile artık yetinilemez. Bundan böyle öğretmenler derslerinde öğrencilerine yalnız isim ezberlemekle vakit geçiremezler. Kıtalar, memleketler hakkında öğrencilerde unutulmaz hatıralar uyandırmaya, zihinlerde kalıcı izler bırakmaya, doğal olayları, çevrenin tesirini araştırmayı ve açıklamayı onlara alıştırmaya borçludurlar. Çünkü bugünün coğrafyası, yalnız ruhsuz isimler, uzun ve manasız rakamlar coğrafyası değil; fikirler, muhakemeler, mülahazalar coğrafyasıdır...”
    .

  2. #2
    Administrator exodos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    528

    Standart

    Osmanlı Döneminde Azınlık ve Yabancı Okullarında Coğrafya Eğitimi ve Öğretimi

    Fatih Sultan Mehmed Han, 1453’de İstanbul’u fethettiğinde, bir lütuf olarak Rumlara ve Galata Latinlerine, inanç ve ibadetlerini sürdürmelerinde, mahalli idarelerinde, gelenek ve göreneklerini uygulamada ve benliklerini korumada sınırsız hak ve imtiyazlar vermiştir. Aynı haklardan Ermeniler ve daha sonraları Yahudiler de yararlanmışlardır. Azınlıkların serbest olduğu alanlardan biri de, eğitim ve öğretimdir. O dönemlerde, dini eğitim ile müsbet ilimler eğitimi aynı çatı altında yürütüldüğünden, azınlık okullarının eğitim ve öğretim sistemleri, Osmanlı eğitim ve öğretim sistemine benzerlik göstermektedir.
    Osmanlı sınırları içinde, Rum, Ermeni ve Yahudilere ait azınlık okulları, denilebilirki hemen hemen Osmanlı İmparatorluğu’nun her döneminde eğitim ve öğretimlerini devam ettirmişlerdir. Sözkonusu bu azınlık okullarında, zaman, mekan ve milliyetlere göre değişen, az veya çok coğrafya dersleri okutulmuştur.
    Programı Fransız eğitim sistemine göre hazırlanmmış olan ve 1868’de İstanbul’da açılan Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’nde okutulan dersler arasında, Genel Coğrafya ve Osmanlı Coğrafyası dersleri de yeralmıştır.
    Maarif Nazırı Zühtü Paşa’nın Protestan Okulları hakkında Abdülhamit’e arzettiği 1893 tarihli tezkerede, Beyrut’ta eğitim ve öğretimini sürdüren Amerikan Protestan Mektebi’nin ders programında mecburi derslerden birinin coğrafya olduğu görülür.
    Österreichisches Sankt Georgs Kolleg 1882-1982 adlı kitabta, Avusturya Sankt Georgs kollejlerine ait 1897 tarihli ders cetvelinde, okulların 3-4-5-6.sınıflarında coğrafya dersleri okutulduğu kaydedilmektedir.
    Cumhuriyet döneminde Ortaöğretimde Coğrafya Eğitimi ve Öğretimi
    Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine geçişte, Türk bilim tarihinde önemli bir değişim yaşanmıştır. Bu değişim harf devrimidir. Sözkonusu bu devrim ile, kurulan genç Cumhuriyet, Batı Bilim dünyası ile yakınlaşırken, Osmanlı Bilim Dünyası’ndan oldukça uzaklaşmıştır. Harf devriminin ardından, cumhuriyetin ilk yıllarında, diğer tüm bilimlerde olduğu gibi, Coğrafya bilim alanında da, Osmanlıca yazılmış eserlerin çok az bir kısmının Yeni Türkçe’ye çevrilmiş olduğunu görmekteyiz.Çünkü kısa bir süre içinde, 600 yıllık bir birikimin hemen yeni kuşağa aktarılması imkansızdır. Bu nedenle Yeni Türkçe’ye çevrilen eserlerin çoğunluğunu okul ders kitabları teşkil etmiştir. Özellikle bu alanda, Faik Sabri’nin çalışmaları kayda değerdir. Faik Sabri, osmanlıca olarak yazmış olduğu, Türkiye Coğrafyası ve Kıtalar Coğrafyası ile ilgili eserlerini, harf devriminden sonra Yeni Türkçe’ye çevirmiştir. Ancak hayatta olmayan ve çok eski dönemlerde yaşamış coğrafyacıların eserleri, arşiv ve kütübhanelerde, uzun yıllar bir daha açılmamak üzere tozlu raflara kaldırılmıştır.
    1924 tarihinde, öğretim süresi 5 yıl olan Darülmuallimin ve Darülmuallimat’ın 1 ve 3.sınıflarında 2’şer, 2 ve 4.sınıflarında 1’er saat coğrafya dersi okutulmuştur. Bu okullar, 1932-33 Öğretim yılında süresi 6 yıla çıkarılmış, ilk üç yılında genel ortaokulların programları uygulanmaya başlanmıştır. 1937-1938 Eğitim ve Öğretim yılında 3 yıllık Lise kısmında, coğrafya dersleri, 1 ve 3.sınıflarda 2’şer saat, 2.sınıfta 1 saat olarak programa konulmuştur. 1937-1938 Eğitim ve Öğretim yılında, 3 yıllık ortaokulların bütün sınıflarında ve yine 3 yıllık liselerin ilk iki sınıfında 2’şer saat, lise son sınıfta 1 saat olmak üzere coğrafya dersi okutulmuştur.
    Cumhuriyet döneminde, ortaöğretim kurumlarında okutulan ders kitabları, uzun yıllar Ord.Prof.Dr. Besim Darkot, Prof.Dr. Sırrı Erinç ve Sami Öngör tarafından hazırlanmıştır. Bu kitabların, Ortaöğretim coğrafya öğretimine büyük katkıları olmuştur. 1987’li yıllardan sonra, ortaöğretim ders kitabları hazırlanmasında, Prof.Dr. Reşat İzbırak, Prof.Dr. Sırrı Erinç, Prof.Dr. İbrahim Atalay, Prof.Dr. Cemalettin Şahin, Prof.Dr. Erdoğan Akkan, Prof.Dr.Hayati Doğanay gibi akademisyenlerin katkıları büyük olmuştur.
    1981-1982 Eğitim ve Öğretim yılı, ders programları incelendiğinde, ortaöğretimin orta kısmında Tarih ile Coğrafya derslerinin konuları birleştirilerek, 1 ve 2.sınıflarında 4’er, 3.sınıfında 3 saat olarak Sosyal Bilgiler dersi adı altında işlenmiştir. Lise kısmında ise 1 ve 2.sınıflarda 2’şer saat Coğrafya dersi yeralmış, ancak Lise son sınıfına Coğrafya dersi konmamıştır.
    Cumhuriyet döneminde, coğrafya derslerinde ağırlıklı olarak Türkiye Coğrafyası konuları okutulmuştur. Bu uygulama 1987 yılına kadar sürdürülmüştür. Ancak 1987-1988 Öğretim yılında uygulamaya konulan müfredat programlarında coğrafya dersleri hem ders sayıları ve hem de ders kredileri azaltılmış, konular iyice yüzeyselleştirilmiştir. Bu müfredat programına göre, Ticaret ve Endüstri Meslek liselerinden coğrafya dersleri kaldırılmıştır. Liselerin ikinci ve üçüncü sınıfların fen bölümlerinde “seçmeli ders” konumuna getirilmiştir. Üniversite giriş sınavlarında, fen puanına göre yükseköğretim kurumuna kaydolmak isteyen fen bölümü öğrencileri, coğrafya dersi gereksiz diyerek bu dersi çoğunlukla seçmemişlerdir. Öte yandan sınıflarda okutulan coğrafya dersleri, coğrafyanın ilke ve metodlarından oldukça uzaklaştırılmıştır. .

  3. #3
    Administrator exodos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    528

    Standart

    Cumhuriyet Döneminde Azınlık ve Yabancı Okullarında Coğrafya Eğitim ve Öğretimi

    Maarif vekaletince onaylanan 1955-1956 Öğretim yılından itibaren uygulamaya konulmuş ders programlarına göre; Özel okulların orta kısımlarında, 1 ve 2.sınıflarda haftada 2’şer saat, 3.sınıfta 1 saat, lise kısımlarında 1-2-3.sınıflarında haftada 2’şer saat olmak üzere coğrafya dersi okutulması belirlenmiştir.
    18 Ocak 1960 tarihli Maarif vekaletince onaylanan ders programlarına göre; Liseler için tüm sınıflarında 2’şer saat coğrafya dersi okutulması öngörülmüştür. 2 Kasım 1960 tarihinde, yabancı okulların ders programları yeniden görüşülmüş ve bazı değişikliklerle kabul edilmiştir. Buna göre, bu okulların orta kısımlarında bütün sınıflarda haftada 2’şer saat , Lise kısmında 1 ve 2. Sınıflarında 2’şer saat, 3 ve 4.sınıflarında 1’er saat coğrafya dersi konmuştur.
    Bundan sonra yabancı okulların ders programlarında, farklı zamanlarda bazı değişiklikler içeren programlar hazırlanmışsa da, coğrafya ders programlarında pek fazla değişiklik olmamıştır. Ancak coğrafya derslerinde, Türk okullarında okutulan Türkiye Coğrafyası dersi yerine, azınlık okulunun bağlı bulunduğu ülkenin coğrafyası ağırlıklı olarak ders programlarında yeralmıştır.
    1991-1992 öğretim yılında uygulamaya konulan “Ders Geçme ve Kredi Sistemi”, Türk okullarında olduğu gibi, yabancı özel okullarda da bazı değişikliklere sebeb olmuştur. Buna göre, Özel okulların 1 ve 2.sınıflarına mecburi 2’şer saat coğrafya dersi konmuş ve diğer sınıflarda coğrafya seçmeli dersler arasında gösterilmiştir.

    Kaynak : Prof. Dr. Ramazan ZEY
    .

+ Konuyu Cevapla

Benzer Konular

  1. Osmanlı Döneminde Coğrafya
    Konuyu Açan: exodos, Forum: Coğrafya.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 07-09-2011, 23:07
  2. Osmanlı İdari Teşkilatı - Osmanlı İdari Taksimatı
    Konuyu Açan: exodos, Forum: Tarih.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 04-09-2011, 23:23
  3. Osmanlı Devleti'nde kullanılan para isimleri(terimleri)
    Konuyu Açan: exodos, Forum: İlginç Bilgiler.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 03-09-2011, 01:26

Bu Konu İçin Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
Logo Bayi Eta Ana Bayi
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459